Medimakslı Ol
MediMAKS
Alışveriş sepetinizde ürün yok.
RSS

'uçep' ile etiketlenmiş blog gönderileri

TIP EĞİTİMİ ULUSAL ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI (UÇEP) İLE UYUMLU TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (TUS): NE ANLAMA GELİYOR?
TIP EĞİTİMİ ULUSAL ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI (UÇEP) İLE UYUMLU  TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (TUS): NE ANLAMA GELİYOR?

Bilindiği üzere yakın bir zamanda TUS için yapılabilecek düzenlemelerde“Sorularınçekirdek müfredattan sorulması, dershanelerdeki küçük nüanslarla farklılığın oluşturulmasının önüne geçilmesi”gibi bir değerlendirme yapılınca konu ile ilgili tıp camiasında eskiden beri süregelen TUS tartışmaları yeniden alevlendi. Açıkçası bu değerlendirmeye yıllardır hem ÇEP hem TUS konusu ile ilgilenen akademisyenler olarak birçokları gibi biz de şaşırdık. Halen öğrenci veya mezun durumunda olan birçok genç meslektaşımız da acaba ne olacak, nasıl bir değişiklik beklenebilir diye beyin fırtınasına başlayınca konu ile ilgili bir değerlendirme yapmak uygun olur diye düşündük.

Öncelikle ÇEP veya UÇEP nedir, kısaca açıklayalım. ÇEP ülkemizdeki tıp fakültelerinden, hangi sistem veya program uygulanırsa uygulansın, temel bilgi ve becerilere sahip hekimler yetişebilmesi için oluşturulmaya çalışılan bir müfredattır. İlk olarak 2000’li yılların başında oluşturulmaya başlanmış, 2014 ve en son 2020 yılında Tıp Dekanlar Konseyi tarafından oluşturulan bir komisyon tarafından revize edilmiş ancak uygulamaya geçmesi pek de mümkün olmamış bir programdır. Bu programda ağırlıklı olarak tıp fakültesi mezunun acil müdahale, ön tanı, tanı, tanı-tedavi ve izlem yapması gereken klinik durumlar ve kazanılması gereken beceriler sıralanmıştır. Temel bilim müfredatına yönelik bir düzenleme yoktur.  

Şu anda çoğu tıp fakültesinde uygulanmakta olan eğitim programlarına baktığımızda teorik olarak ÇEP’ten çok farklı bir şey olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabii bireysel olarak dersi anlatan hocaya bağlı olarak bazen aşırı detaya girildiğini ve esas verilmesi gereken bilgilerin gölgede kaldığı durumları da sıklıkla görebilmek mümkün. Fakat bizce bu durum ÇEP ile değil, eğiticilerin eğitimi ile aşılacak bir durum. Genel olarak ÇEP’i olumlu ve gerekli bir düzenleme olarak gördüğümüzü belirtmeliyiz. Ancak hiç şüphesiz toplum olarak kanun ve program yapmadaki beceri ve başarımızı bunların uygulanması noktasında gösteremediğimiz malum. Diğer taraftan gerekli alt yapı ve eğitim imkanları oluşturulmadan farklı amaçlarla gelişigüzel açılan bu kadar tıp fakültesinin eğitim kalitesi sorununu ne ÇEP ne de başka bir uygulama ile düzeltmek bu noktada pek mümkün görünmüyor. 

TUS’a gelince, ne kadar eksikleri veya eleştirilecek yönleri olsa da, ülkemizde 35 yıldır uygulanmaya devam etmeyi başarmış, objektifliğini ve adil oluşunu halen koruyabilen nadir sınavlardan biri. Klinik soruları incelediğimizde bu soruların amacının ve geldiği konuların ÇEP’te belirtilen hedeflerden çok farklı olmadığını da söyleyebiliriz. Tabii ki her sınavda ayırt ediciliği sağlayabilmek için belli oranda bazı detay konulara yer vermek gerekecektir. Aksi takdirde geçmişte başka sınavlarda örneğini de gördüğümüz, binlerce öğrencinin tüm soruları cevapladığı ve nasıl yerleştirme yapılacağına şaşırıp kalınan durumlarla da karşılaşabiliriz. 

Sonuç olarak; yazının başındaki değerlendirmeyi tekrar ele aldığımızda, bu değerlendirmenin sınavın %50’sini oluşturan temel bilimler ile zaten bir alakası olmadığı aşikar. Diğer taraftan klinik bilimler için de maalesef bu değerlendirmeler pratikte pek bir anlam ifade etmiyor.  Sevgili meslektaşlarım, özetle bu tartışmalardan makul her hangi bir sonuca varmak mümkün görünmüyor ve kısa vadede uygulamada pek bir değişiklik olacağa benzemiyor. Bu nedenle TUS gibi zorlu bir sınava, ne denirse densin, sıkı bir şekilde ve doğru kaynaklarla çalışmak gerekiyor. Sanırım elimizdekiler içinde değişmeyecek tek gerçek bu...

Başarılar diliyoruz...

Medimaks Dahiliye Eğitmenleri