TUS EĞİTİMİ İÇİN HAFIZA TEKNİKLERİ – LOKUS YÖNTEMİ (ZİHİN SARAYI, HAFIZA YOLCULUĞU)

      Merhaba tusiyerler, TUS (bilmeyenler için açılımını da yazalım Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı) başarısı, şüphesiz pek çok derse ait pek çok detaylı bilgiyi hafızanızda güçlü şekilde tutmanızı gerektiren ve TUS’da bunu ölçümleyen bir sınav. Konuyu bilmeyenler için sanırım şöyle bir örnek veriliyor, şimdiye dek girdiğiniz en zor sınavı TUS’un zorluğuyla kıyaslamak isterseniz, şimdiye dek girdiğiniz, yoğun şekilde öğrendiklerinizi hatırlamanız gereken en zor sınavı 10 veya 10’un katları ile çarpmanız gerekecek ki bu açıdan TUS’un zorluğuna yaklaşabilsin. O denli yoğun ve ezber gerektiren bir sınav. Ezber demişken, bu denli zor bir sınavın hazırlığı için hafıza teknikleri ile ilgili bir blog serisi yazmanın faydalı olacağını değerlendirdik. Serinin bu ilk kısmında Lokus Metodundan (Loci Yöntemi, Hafıza Sarayı, Zihin Yolculuğu) bahsedeceğiz:

      Lokus Yöntemi (Lokus “Yer” anlamına gelir) veya İngilizcesi kısaltması ile MOL (method of loci), MÖ 500 yıllarına dayanan eski bir hafıza stratejisidir. Cicero tarafından anlatılan bir efsaneye göre, Simonides bu stratejiyi Teselya'da bir ziyafette yoldaşlarının başına gelen bir trajedi sırasında keşfetti.

      Simonides, diğer şairlerle birlikte şölene davet edilen bir şairdi. Yemek esnasında dışarıda kendisini çağıran veya ona söyleyecek bir şeyleri olan iki haberci dikkatini çekti. Bunu üzerine habercilerin yanına giden Simonides tam da dışarıdayken kısa bir süre içerisinde az önce içinden çıktığı ziyafetin verildiği evin çatısı büyük bir gümbürtü ile çöktü. Olayın bu noktadan sonraki hali ise daha büyük bir trajedi idi. Evet, bundan sonra gelen trajedi, belki de felaketin kendisinden daha büyüktü, çünkü ölülerin cesetleri, düzgün bir şekilde teşhis edilemeyecek yani tanımlanamayacak kadar kötü durumdaydı.

      İçeride ölen sevdiklerini, yakınlarını tanımlayabilecekleri şeyleri çılgınca arayan, ağlayan akrabalar için sempati ve üzüntü ile hareket eden Simonides, zihinsel olarak zamanda geriye gitti ve çatı düşmeden hemen önce koltuklarında (loci / yer) oturan insanların görsel olarak hafızasında kalmış son hallerini hatırlamaya çalıştı. Bu çaba ise bulundukları yerde tüm cesetleri tanımlamasını sağladı.

      Loci veya lokus (locini tekil hali), dilimizde “yer” kelimesinin karşılığı olan Latince kökenli bir kelime. Evet yine Latince kökenli bir kelime :) Burada temel olarak kullanılan yöntem, belirli yerleri / konumları, hatırlamak istediğiniz şeylerle ilişkilendirmek için kullanmanız. Özellikle tanıdığınız yerlerin hafızanızdaki görsel görüntülerini kullanmanız ve ezberlemek istediğiniz konuyu buralarla ilişkilendirmeniz. Bu nedenle bu anımsatıcı yönteme “hafıza yolculuğu” veya “zihin sarayı” tekniği de deniyor.

      Klasik dönemden Cicero, Quintilian ve diğer Yunan hatip ve retorikçilerin, konuşmalarını herhangi bir not vs almadan veya yanlarında not kağıtları taşımadan yapmak için bu sisteme hâkim olduklarından bahsedilir. Bu kişiler konuşurken verecekleri mesajlarının temel noktalarını, zihinlerinde yer alan yerlerin görüntüleri ile uygun sırayla ilişkilendirirlerdi. Klasik çağda kullanıldığı şekliyle bu yöntemin temel biçimi şu şekilde anlatılıyor: Hatip, bir halk tiyatrosu veya tapınak gibi karmaşık ama tanıdık bir binanın görüntüsünü zihninin vizyonuna yerleştiriyor sonra konuşurken kullanacağı mesaj, kelime veya kavramları, mimarisini gayet iyi bildikleri bu yerin içine farklı lokasyonlarıyla eşleştiriyor, konuşma esnasında da hafızasında bir sanal gezintiye çıkıp buraya yerleştirdiği konuları tek tek anlatıyordu.

     Örneğin o dönemden bir retorikçiyi düşünün, konuşmasının her noktasını kafasındaki hafıza sarayında bir köşeyle, konumla veya kılıç, heykel gibi bir nesneyle ilişkilendirmiş. Konuşması esnasında, önceden belirlediği bir rotaya göre bu mekânda dolaşırken, zihninin görüşüne göre, daha önce ilişkilendirip konumlandırdığı noktaları uygun sırayla birer birer hatırlayabiliyor. Böylelikle konuşurken veya kalabalığa hitap ederken bir kâğıda bakmak zorunda kalmıyor, halk ile daha iyi bir iletişim sağlıyor ve etkinliğini daha da arttırabiliyordu. Benzeri TUS konuları için neden yapılamasın?

      Ortaçağ ve erken modern dönem boyunca, Lokus Yönteminin diğer birçok ayrıntılı varyasyonu  kullanılmıştır. Örneğin bazı kişiler hafızayı güçlendirmek için mekânlara işitsel, görsel ve diğer detayları eklemişlerdir. Ancak genellikle hatırlanacak nesnelerin daha fazla ayrıntıya girmeden mevcut pozisyonlarına (lokuslarına) hatırlanılacak şeyin yerleştirilmesinin, uzamsal / mekânsal hafıza oldukça güçlü olduğu için yeterince etkili olduğu söyleniyor.

      Daha sonra gelişen diğer varyasyonlar ise hayali konumların oluşturulmasını ve aynı işlemin Lokus Yönteminde uygulanmasını içeriyor. Bu ilk başta biraz daha zor olabilir ve çok zaman alabilir çünkü böyle bir çeşitlilik çok fazla hayal gücü gerektiriyor. Üstelik hayalen oluşturduğunuz bina, kasaba veya şehre kendinizi alıştırmanız da gerekiyor. Ancak bu gerçekleştikten sonra buraları birer hafıza lokusu olarak kullanabilirsiniz. Onun için mümkün mertebe daha önceden iyi bildiğiniz bir yeri kullanmanız sizin için başlangıçta daha iyi olacaktır.

      Burada hafıza açısından avantaj elde etmek için istenen şey, her yeri belirli bir çalışma alanına, konuya, derse atamak ( ki bu da TUS gibi ezberlenecek çok fazla bilgi gerektiğinde zor olabilir). Daha sonrasında (uzun süreli bir saklama / hatırlama amacıyla) gözden geçirildiğinde daha kolay hatırlama için iyi organize edilmiş bir bilgi sistemi oluşturmak. Yani uzun dönem hafıza için lokusların sizin tarafınızdan iyi organize edilmesi gerekiyor.

      Şimdi hafıza sarayı için bu kadar çok yeri nereden bulacağım demeyin, evde kullandığınız sıradan objeler veya gittiğiniz mekânları derslerin / konuların ağırlığına göre organize edin kafanızda. Örneğin evinizi düşünün hatta kalkın bir evinizde gezin, alıcı gözüyle evinizi bir inceleyin, neyin nerede olduğunu hafızanızda güzelce oturtun. Annenizin dikiş kutusunu bile kullanabilirsiniz eşleştirmeler için. Şimdi diyelim ki evinizin her odasını belli derslere ayırdınız. Bu durumda her odaya da 2-3 tane TUS dersi düşüyor. Bunları odaların belli yerlerine konumlandırın. Öyle ya madem iyi bildiğiniz bir saray yok siz de mutfak gibi, genel maksatlı ama bir evde olmazsa bir yere, buradaki çekmecelere temel bilimleri yerleştirmeye başlayın…. Komşuların evlerini, apartmanları, sokakları, parkları, fakülteyi de kullanabilirsiniz :)…

      Hafızanızı kullanmanız tamamen ücretsiz, bundan sonrası size ait. Hangi çekmeceye, hangi odaya ne koyacağınız tamamen size ait ve öyle olmalı da… Bu sizin hafıza sarayınız… Hayırlı olsun, bunu yapmaya bir kez alışırsanız, kolay ve güzel olduğunu fark edeceksiniz ve dizideki Sherlock Holmes gibi siz de kendi hafıza sarayınızı inşa edip nerede ise bir daha unutmaksızın her şeyi hatırlayabileceksiniz.

      TUS için oluşturacağınız hafıza sarayınız için iyi çalışmalar, başarılar diliyoruz…